Kuantum – Matrix Nedir?

Ne Düşünürsek Onu Yaşarız, Ne Düşünürsek O Oluruz!

Insanoglu agzından cıkan cümlelerin, beyninden cıkan düsüncelerin, bütün evreni dolasip tekrar onlara geri döndügünü bilse, eminim cok daha dikkatli olurdu.

Albert Einstein

 

Kuantum – Matrix Nedir?

İki Nokta Tekniği Nedir?

Matrix: Türkçe sözlük Matrix anlamı:
1. (çoğ. matrices, matrixes) bir cisme şekil veren veya dayanak olan şey;

biyoloji hücreler arasında bulunan madde;
anat. dölyatağı, rahim; matbaa. hurufat kalıbı, matris;
jeol. fosil, billur veya başka bir mineralin kaya içinde bıraktığı iz;

2. anlamı matris;  dizey.

 

 

Kuantum: Türkçe sözlük Kuantum nedir?

1. Bir dalganın olası değerlerinin alt değer kümelerinden biri;
a)Işık birimi      b)Foton
2. Bir nörotransmitterin salgılandığı en küçük birim.
3. Enerjinin esas ünitesi.

Kuantum sözlük anlamı olarak „Bir dalganın olası değerlerinin alt değer kümelerinden biri“ anlamın taşır. Kuantum, atom düzeyindeki, hatta atomdan daha küçük parçacıkların fizik kurallarını tanımlamakta kullanılır

Bütün evren atomlardan, atomlar ise kendilerini oluşturan daha ufak parçacıklardan meydana gelmiştir.

 

 

Kuantum Teorisi

Kuantum teorisi, atomik olaylardaki enerjiyi açıklamaya yarayan bir fizik teorisidir.

Atom çekirdeğinin içinde bulunan proton à protonun içinde à kuark adı verilen milimetrenin trilyonda biri kadar küçük bir mekana sığışmış parçacıklar var à Kuarkları da birbirine bağlayan gluon denilen kütlesiz parçacıklar var.

Atom fiziği bize, boş uzay kavramının geçersiz olduğunu, bizim cansız dediğimiz demirin bile canlı olduğunu ve çevresiyle etkileşim halinde olduğunu, sürekli bir titreşime sahip olduğunu gösteriyor.
İşte bu anlayış, spiritüel yolların da dünyayı ve evreni algılama biçimidir. Ruhsal öğretilere göre de doğa, durağan değil, dinamik bir dengeye sahiptir.

Her şey sürekli yeniden dirilir, doğar yani evrimleşmektedir.

Evren birbirinden ayrışamayan bir ağ gibidir.

Yani kozmik ağ, hayat doludur, hareket eder, büyür ve sürekli olarak değişir.

 

 

Matrix- İki Nokta Tekniği Nasıl Uygulanır?

İki Nokta Tekniği: Bu teknik ile matrixteki enerji potansiyelimizi harekete geçiriyoruz. Biz üçüncü dimensionda yaşıyoruz. Bizim düşüncelerimiz, korkularımız, hayallerimiz, umutlarımız vb. morfogenetik alanımız olan, 4. boyutu oluşturmaktadır.

Ancak matrix sayesinde 5 ve daha üst boyutlar ile temasa geçip, quantum sıçramasını aktifleştirebiliriz.

Kuantum şifa, nefesimiz yardımıyla çakralarımızda güçlendirip ellerimizle yönlendirdiğimiz çok güçlü ve hızlı sonuca varan enerji sistemidir.

Evrende varolan ve farkında olmadığımız için yararlanmadığımız bu enerji hafif dokunuşlarlarla kendimizin veya başkalarının enerji frekanslarını yükseltip, vücudun kendi kendisini iyileştirmesine ve yaşam kalitesini arttırmasına aracılık eder.
SEVGİ en yüksek titreşen Enerjidir. KOŞULSUZ SEVGİ yi hissetmek ve üretmenin tamamı, Şifa için önkoşuldur

Şifanın ana felsefesi, her şifa tekniğinde olduğu gibi sevgiden gelir.

Şu anki realitede, inançlarımız, duygularımız, düşüncelerimiz ve hayata bakış açılarımızla oluşturduğumuz titreşim frekansımız sonucunda ortaya çıkan Enerji Matriksimizi yaşıyoruz.

Korku, endişe, stres, kaygı, huzursuzluk, değersizlik, çaresizlik duygularından kaynaklanan kurban bilinci ve yaydığımız düşük titreşim frekansıyla, çeşitli negatif olayları, durumları deneyimliyorsak; enerji alanımızı ve frekansımızı değiştirdiğimizde, kendi yarattığımız bu gerçekliği ve geleceğimizi de değiştirebiliriz.

Buna göre her birimiz; düşüncelerimizle, beklentilerimizle, dünyanın geleceğine ve bugününe ait tahayyüllerimizle, hem kendi geleceğimizi şekillendiriyoruz hem de evrenin şekillenmesine bir nebze de olsa katkıda bulunuyoruz.

Şuurlu ya da şuursuz olarak oluşturduğumuz her düşünce formu bizim katılımımızın olumlu mu olumsuz mu olduğunu belirlemektedir ki bu, işleyişi kavrayan kişi için çok büyük sorumluluklar doğurmaktadır.

Bilelim ya da bilmeyelim bu sorumluluk hepimiz için geçerlidir.
Bugün bilimin ispatladığı kimi gerçekler mistikler tarafından hep bilinmiş ve hep söylenmiştir. Buda, „insan varoluşun büyük dramı karşısında hem aktör hem de seyircidir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. Düşüncelerimizle yarattığımız her şeyiz. Düşüncelerimizle dünyayı oluşturuyoruz“ derken şuurun madde üzerindeki etkisini, düşünce gücünün önemini, kaderlerimizin oluşumuna olan katılımcılığımızı anlatmıştır.

İşte bu anlayış, spiritüel yolların da dünyayı ve evreni algılama biçimidir. Ruhsal öğretilere göre de doğa, durağan değil, dinamik bir dengeye sahiptir. Her şey sürekli evrimleşmektedir.

Kişinin düşündüğü, hayal ettiği, umduğu, şüphe ettiği veya tasarladığı her şey, tahakkuk ettirici bir güce sahip olduğu, her düşünce bir realiteye tohum sağladığı için güven ve inanç dolu, iyimser, pozitif düşünceler üretmeye, karamsar ve kötümser olmamaya özen göstermeliyiz.

İyilik, neşe, güven dolu olumlu düşünceler sözel ifade olarak telkinle iyi bir hitabet sanatıyla başka insanları da olumlu düşünmeye aklı, mantığı vicdanı bir arada kullanmaya teşvik ettirecek güce sahiptir.
Olumlu düşünceler, olumlu eylemlerin ortaya çıkmasına neden olurken kişinin kendisini dayanıksız veya hastalanma rizikosu altındaymış gibi düşünmesiyse yankılanma yoluyla bedeninde elverişsiz bir alanın oluşmasına neden olur.

Yani, düşünce yetisi ile donatılmış insan, düşüncesini orataya koyduğu andan itibaren, fiziki ve sosyal gerçeği etkilemektedir

Kuantum düşünce yönteminin temelinde kuantum fiziğinin bulguları yatmaktadır. “İnsanların kişilikleri, kimlikleri ve sıfatları, dışarıda keşfedilmeyi bekleyen mutlak gerçekler değildir, insanın zihin haritasında örülü söylem kalıplarının var ettiği göreceli gerçeklerdir” düşüncesi kuantum düşüncenin, kuantum fiziği ile kesiştiği en keskin noktadır.

Kuantum düşünce yönteminde, bugünkü kimliğimizin, zihin haritamızın söylem ve varsayımlarının tayin ettiğini Kuantum Düşünce: Ne Düşünürsek Onu Yaşarız, Ne Düşünürsek O Oluruz!

Kimse özgüvensiz, utangaç vs doğmaz…. BUNLARI EDİNİR!!!

Bilinçaltı düşünce kalıplarının değiştirilmesi, bireyin kendisine ve dünyaya bakış açısını yeniden yapılandırmaktır aslında. Örneğin, ‘’ben değersizim’’ düşünce kalıbı bilinçaltında yer etmiş bir kişinin, her zaman başkalarının taktirini araması ve sonuç olarak hayatta pasif, özgüveni olmayan, karar veremeyen, liderlikten uzak biri olması çok doğaldır.

Ziraa beyinimiz ile düşünür, beynimiz ile varsayar, varsayımlarımız ile karar veririz, varsayımlarımız ile hareket ederiz ve aslında varsayımımız oluruz! Kuantum düşünce yöntemi de işte bu prensibi benimser kendini inşaa eder.

 

 

Şifa Halinde Neler Olur?

Şifa halindeyken, şifacının enerji alanı ile hastanın enerji alanı rezonansa girip şifacıdan hastaya enerji transferi sağlandığı için hastayı şifacı iyileştirmiş gibi algılanır. Aslında iyileştirici güç hastanın bizzat kendi iç dinamiklerinde yatar. Her şeyden önce şifacılar, derin şuurunda gerçekten de iyileşmeyi isteyenlere yardım edebilir. Eğer bir varlık günlük şuurda iyileşmeyi istediği halde derin şuurunda iyileşmeyi istemiyorsa veya ölme vakti geldiyse şifa eylemi başarısızlıkla sonuçlanır.

Birey derin şuurunda iyileşmeyi istiyorsa şifacının aktardığı enerjiler hastanın fizik ve enerji bedeni arasındaki bütünlüğü yeniden kurar. Enerji alanındaki düşük titreşimli bloklar çözülür.

Hastanın yaşadığı ıstıraplar, iç gözlemlerinin kazandırdıkları ve şifacının transfer ettiği enerjiler hastanın şuur titreşimlerinin artmasına, enerji alanı frekansının yükselmesine, önceki halden yeni bir hale değişmesine neden olur.

 

 

Niye hasta oluruz ?

Tüm canlıların bedenleri mükemmel bir donanıma sahiptir. Ve tüm organlar, dokular insan zekasının cok üstünde bir ahenkle işlerler. Ne zamanki bu dokulardan yada organlardan bazıları zayıf düşerse ağrılar,sızılar başlar, bizde buna hastalık deriz. Oysa bedendeki enerji titreşim seviyesi zayıflamış denge bozulmuştur. Dengesi bozulan beden ahenk içerisinde çalışamıyacaktır.

Kuantum dokunuşu genel anlamıyla uyumlama teknıgıdır. Bedenımızın duzensız calısan bölgelerinin duzenli calısan bölgelerine uyumlanmasını saglayarak sifanın gerceklesmesı için aracı olur.

Ellerini hasta bedene dokundugunda, o bedenin zayıf olan enerjisi kendisine sunulan bu yüksek rezonansa uyumlanacaktır. Bu sayede, rezonansı yükselen kişinin beden zekası şifa için gerekeni yapacaktır
Kuantum dokunuşu ve uyku

Enerji verdiğimiz kişi gözleri kapalı vaziyette yattığı zaman genellikle birkaç dakika içinde uyumaya başlarlar. Bunlar çoğunlukla derin meditasyonda gibi olurlar.Çoğu kişiler dinlendirici bir uykuya girer, bazılarıda gözlerini hızla hareket ettirirler.

 

 

Kuantum Şifa
Enerji rahatsızlık ayrımı yapmaz. Baş dönmesi ile romatizma arasında bir fark yoktur enerji için. Tüm bedene uyguladığımız enerji, bedende gerekli yere kendisi gideceği gibi öncelikle bedenin rahatlamasını sağlayabilecektir.

Bu uygulama sırasında rahatlamanız yanında siz farkında olmadan ŞİFA alacaksınız. Bunlarda bazıları:

• Uykusuzluk yada huzursuz uyku sorunlarının çözümünde yardımcı olur
• Görme bozukluklarını, gözle ilgili problemlerin şifaya kavuşmasında yardımcı olur.
• Kronik sorunların ilerlemesini engeller ve yavaş yavaş iyileşme sağlamaya yardımcı olur.
• Duygusal bedene etki ederek rahatlık ve sakinlik sağlar.
• Sinüs problemlerini çözmede yardımcı olur.
• Bedeni toksinlerden arındırır
• Kasık ve belde oluşan Fıtık sorununa yardımcı olur.
• Duygusal blokajları çözer şifanın önündeki engelleri kaldırır
• Boyun sorunlarını gidermeye yardımcı olur
• Romatizma sorunlarını gidermekte yardımcı olur
• Açık yaraların çabuk ve kolayca kapanmasını sağlar
• Bağımlılıklardan kurtulunmasında yardımcı olur
• Kemiklerin kendiliğinden düzene girmesine yardımcı olur.
• Nefret öfke gibi istenilmeyen duygulardan arınmayı sağlar
• Bedenin enerji seviyesini yükselterek güç kazanmasını sağlar

 

 

Kuantum-Dokunuş’a inanmak gerekir mi?
Bu tekniği deneyimlemeniz için Kuantum-Dokunuş’a inanmanız gerekmez, izin verin yeterlidir. Yaşam gücü enerjisi her anlamda çalışacak ve gerekeni yapacaktır.

 

Elbiseleri çıkarmak gerekir mi?
Seanslarda elbise çıkarılması yanlış ve gereksizdir, ancak ceket kazak gibi ağır giysilerin çıkarılması hareketi kolaylaştırır.

 

Enerjiyi almak ağrılı mıdır?
Bazen insanlar enerji alırken ağrıların arttığını hatta dayanmaktan zorlandıklarını hissederler. Bu kadar şiddetli tepki gösteriliyorsa bu enerjinin yoğunluğunu gösterir. Bu çok normaldir ve saniyeler veya dakikalar içinde kaybolacaktır. Bu gibi durumlar şifanın gerçekleşmekte olduğunun işaretidir.

Ya da seanstan sonra evinize gittiniz ağrılarınız çoğaldı. Endişe etmeye gerek yok, aynı durum söz konusudur. Enerji iyi çalışıyor demektir. Biraz sabredin, her şey geçicidir.

 

Kuantum-Dokunuş’un duygulara etkisi var mıdır?
Çözümlenmemiş duygular enerjiyi bloke ederek hastalığın geri gelmesine neden olabilir. Kuantum-Dokunuş’un amacı kişinin duygusal sorunlarını çözmek değil, duygusal dengeyi ve merkezleşme hissini bulmalarına, duygularını daha olumlu ve sorumlu olarak kullanmalarına yardımcı olmaktır.

 

Kuantum-Dokunuş’un yan etkileri var mıdır?
Hayır. Bu güne dek herhangi bir yan etkisi duyulmamıştır. Kuantum-Dokunuş uygulamalarında herhangi bir ilaç ya da alet kullanılmamaktadır. Sadece eller vasıtasıyla evrenin şifa enerjisine aracılık edilmektedir.

 

Kemikler ve Kuantum-Dokunuş

Kuantum-Dokunuş ile, özünde taşıdığı güçlü uyumlayıcı enerji yoluyla, kemiklerin kendiliğinden düzene girdiğini, yaraların kısa sürede kapandığını, ağrıların yerini tebessüme bıraktıklarını görebiliriz.

Kemikler üzerinde çalışırken, kemiğin nerede ve nasıl durması gerektiğini bilmek bizim işimiz değildir. Kişinin beden zekâsı bunu çok iyi biliyordur, enerji seviyesi yeterli yüksekliğe ulaştığında kemikleri olması gerektiği yerlere koymayı seçecektir. Enerjiyi çalıştırdığımızda birçok şifa gerçekleşebilir. Hafif bir dokunuş kemiklerin hareket etmesini, hücre seviyesinde birçok değişikliğin oluşmasını sağlayabilir.

Bazen hiç bir şey değişmemiş gibi görünebilir. Bu, şifanın olmadığı anlamına gelmemelidir. Şifa saniyeler içinde de gelebilir, 20-30 dakika içinde de. Bazı hallerde daha fazla zaman alabilir.